17 Ocak 2008 Perşembe

Boşluksuz Crysis.

Giderek daha gerçekçi bir hal almaları ile, öldürmeyi çok kolay bir şey gibi gösterdikleri için, savaş/askeriye konulu FPS (first person shooter) oyunlara karşı olduğumu hemen herkes bilir.

Crysis, bu konuda beni kırmayı başaran tek oyun oldu.

Oyun konusunda birşeyler yazmayacağım, her yerde ilgili bilgileri bulabilirsiniz. Anlamsızca detaylı ormanları, detaylı hareketleri, bilgisayarınıza mutlaka biraz daha para yatırmanızı gerektiren teknolojisi ile iyi bir oyun. Türkçe seslendirmesi de cabası.

Eğlenceli bir video buldum, oyunu oldukça güzel anlatmışlar.







Ek: Tamam a.q. Adamların küfretmeleri de hoşuma gidiyor.

10 Ocak 2008 Perşembe

Fibo-Fibo-Nacci

Sabahtan beri saplantısal bi şekilde Fibonacci araştırıyorum.

Aslında bilmediğim/bilinmeyen bir şey değil: 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610... şeklinde bir sayı dizisi, her sayı kendinden önceki iki sayının toplamına eşit. Sonsuza kadar uzatabilirsiniz (ben denemedim).

Ne bunlar yani, nesi varmış, Lost'un yeni sayıları bunlar mıymış gibi lay-lay-lom geyikler bir yana, iki ardışık Fibonacci sayısının oranı 1.618'e denk geliyor (sayılar büyüdükçe daha kesin bi sonuca doğru gidiyor). "Aha bir numara daha, hayatın anlamınının 42'den sonra 1.618'e geldiğini iddia eden biri" diye sesler duyuyorum sanki.

Bu sayı, Altın Oran'a denk geliyor. Ne olduğunu bilmeyen, bi sonraki girişi okusun.

A Beautiful Mind ya da Number 23 sendorumuna yakalanmak üzereyim. Her yerde Fibonacci var, her yerde onları görüyorum....

İmdaaaat!!!!


Ek:
Google grafik aramada Fibonacci yazın, Flickr.com'da da. Ben piramitleri aklıma getirmemiştim.

Ek 2:
Link doldurmuşum yaa...

2 Ocak 2008 Çarşamba

Yeni yıl mesajları

Alıştık artık... Tek bir mesaj yazılıyor ve onlarca kişiye bir anda gönderiliyor.. Ruhsuz, duygusuz, olabildiğince resmi, buz gibi mesajlar ortalıkta dolaşıyor her özel günde... Bir önceki özel günde, kasa kasa, gelen her mesaja kişisel ve sıcak cevaplar yazmıştım ama bu kez benim de üşengeçliğim tuttu; aşağıdaki şablon mesajı yazıp onlarca kişiye gönderdim.

"Yeni yılınız kutlu olsun. Umarım hepimiz için daha mutlu ve huzurlu geçer."

Karşılığında, kimilerinden şablon, kimilerinden kişisel ve sıcak cevaplar geldi... Bu mesajlardan iki tanesi, şablon olmasına rağmen, dikkat çekiciydi (sanırım muzır oldukları için). Birincisi özellikle beni çok güldürdü:

1)
"Yeni yıl sağlık, huzur ve para getirsin. Getirmezse koy g*tüne gitsin. Daha 2009 vaar, 2010 vaaar."

2)
"Mutluluğun g*tün kadar kocaman, s*kin kadar küçük olsun. Yeni yılın kutlu olsun. Noel Baba g*tüne koysun."



Sonuçta... Hoşgeldi 2008!

Yılın son sabahı... Trafikte...


Ben ve bitanecik yolcum eski yılın son sabahında, işe giderken..



Ve ben... Alışılagelmiş suratsızlığımla trafikte...

31 Aralık 2007 Pazartesi

Bitmiyo...

Hayatımın en kötü yıllarından birinin, hatta en kötüsünün son günü... Bitmesine 12 saatten az bir zaman kaldı ama bitmiyor bir türlü a.q. Saniyeler dakikalara, dakikalar saatlere uzamış sanki.

Hoş, bitse ne olacak? Yarın sihirli değnek değmiş olarak uyanacak mıyım? Problemlerimi çözecek peri gelmiş mi olacak? Noel baba kombi bacamdan içeri girip bi paket huzur mu bırakacak ağacımın altına? Büyük ihtimalle sarhoş bir şekilde sızdığım köşeden (yatak diyemiyorum) abuk bi saatte uyandığımda yanı başımda ışıltılar saçan, ulu "sorun çözüm tanrısı" mı olacak? Hepsinden geçelim, güneş ışığı altında parıldayan göz kamaştıran bir kar tarlasına uyanıp kendimi iyi mi hissedeceğim?

Tabii ki hayır.

Ama yine de; gidişini uzun, sıcak ve kokulu bir banyo ile kutlayacağım şu 2007 bir an önce bitsin istiyorum.

11 saat 47 dakika kaldı.

17 Aralık 2007 Pazartesi

2. Sanat Hareketi


İşyerimde görsel takım içinde başlatılan "Sanat Hareketi" adlı haftalık etkinlik için yaptığım t-shirt tasarımı...

Çalışmamın adı:
"Kuşlarrrrr, çiçekleeeerrrr, otlaarrrr, böcekleeeerrrr... Hayat ne güzellllll.. Lay Lay Lommmm"

Söylenmişi var....

Biriyle fena halde konuşmaya ihtiyacım var
Biriyle fena halde dertleşmeye
Evimde ne sıcak bir tabak yemeğim var
Ne de televizyonun sesinden başka ses

Ama içimde bi' yerlerde sabır taşı gizli sanki
Doğduğum günden bugüne orda duruyor
Sessiz bir kaya düşün deniz kıyısında yalnız
Dalgalara göğüs gerip soğuktan üşüyor
Ne ahlak ne de sevgi gökten dünyaya indi
İnsanlık istedi keşfetti hepsini
Dün doğmuş bir bebeğe bile girebilen mikrop misali
İçimizde hem kötü var hem iyi
Hangisi daha güçlü diye beklemektense
Heyecanla attım kendimi dans pistine
Ayrı ayrı hepsiyle dans edecektim
Biraz sohbet ederek çözmeyi deneyecektim
Neden böyle olmuşuz nerelerde kaybolmuşuz
Aklımdaki soruların hepsini soracaktım
"Senin ne haddine böyle şeylerle uğraşmak?"
Diye soran hazırcı tembel sen misin?
Böyle yaşlanmak olmaz seninki eskimek, çökmek
Ruhu küskün bomboş bir bedensin
Kelimeler yetse daha neler neler buldum
Elimle koymuş gibi huzurluyum
Geniş ve loş bir yer istersen sen de bir uğra
Doğru yanlış iyi kötü herkes orda
Hangisi daha güçlü diye beklemektense
Heyecanla attım kendimi dans pistine
Ayrı ayrı hepsiyle dans edecektim
Biraz sohbet ederek çözmeyi deneyecektim
Neden böyle olmuşuz nerelerde kaybolmuşuz
Aklımdaki soruların hepsini soracaktım